Unutsana beni…
Hayatın seni belki bir iki gün tutan ellerini
Bir zebani gibi bazen seni caydıran sesimi
Unutsana!
Kuzey yelini…
Bir gün gelip uçuran saçını fırtına gibi
Karayelin kuruttuğu gözlerini dolduran hayalini
Unutsana!
Gemiyi…
Son güne kadar bekleyip de kalkarken gitmediğini
Hayalleri bir kutuya koyup açma diye tembihlediğini
Unutsana!
Evhamı…
Kuru kuru boğazından geçen ekmek parçası
Gibi yakan, gibi takılan, ağlamadan susturan… O halini.
Unutsana,
Uçmayı…
Sayısız kere yere düşsen seni kaldıracak olanı.
Unutsana susmayı.
Yine de binlerce kez seni susturmuş olanı…
Unutsana,
Acıyı…
Seni bandırıp bandırıp mutluluğa sonra arkandan vuranı
Unutsana.
Zavallıyı
Unut sen.
Mütemadiyen.
Bu garip adımı
Unutsana.
Bu mısraları çiziktiren
Hayatta bir ekseri, bir fuzuli…
Bir melankoli katar gibi,
Unutsana beni.
13 Temmuz 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder