13 Temmuz 2007 Cuma

An.

Yemek yiyeceği belliydi...

Besin depresyonu...

Akademik yazı formatlarına gelindi...

Çekilmez...

Uğraşsan da çekilmez bu fiiller...

Ölsen de yetişemezsin...

Histanbulda bu gece...

Ölsen de yetişemezsin...

Bu trafikle...

Bu hepbenlikle...

Bir tutam kara umut serpilmiş içimize...

Soğuk
Ah soğuğu mevsimlerin değil insanlığın...

Acısı keser ya etinizi...

Elinde tutamazsın ya buzu iki üç dakikadan fazla...

İşte bu(z) insanların acısı...

Gözler kırmızı keser yavaştan...

Düşünceler takıntılarla içiçe geçişirken...

Bir yerlerde bir hata var...

Hata var var var hata hata var mı?

Var ki ne hata?

Hata.

Takıntı, tekrar, tekrir ve de sus...

Sus dendi...

Bu gece Histanbulda...

Bir şey yok iyiyim demeye yeltendi kara gelin...

Bir şey yok iyiyim...

Cihan bey iyiyim...

Ziyanı yok iyiyim...

Ama değilim Cihan Bey...

Olsun siz bilmeseniz de olur ama yine de kötüyüm bey...

Yırtıldı eteğim...

Telli duvaklı sus dendi...

Telli duvaklı süs gel(ini)di...

Bam... Bitti,
Hani elinizde iki üç dakikadan fazla tutamadığınız bitleri...

Bitti demek için attı...

Attı demek için...

Bıraktı...

Gelin, gelin siz de gelin...

Dram kokar buram buram ellerim...
Ben memleketin hayalini severim...
Mevsimin soğuğunu...
İnsanın oğlunu severim...

Ah gelin, siz de gelin...

Hiç yorum yok: