31 Temmuz 2008 Perşembe

Koroglu-like Marilyn-wise

Uzuntum
sarhosluk ve
dokunamadigim kelimeler

genc isi
el nuru goz emegi
ocakta pismemis yemegi
onunde bitmemis hikayem-hikayemleri

sevmemis dilinin ucunda kalan harfleri
tukurmus
saclari agzina girmis gibi
bogazini tikamadan
bir telasla

gereksiz, yersiz
yer bulabilse burada
burada ise sairane
sairden ote...

aksirir
tiksinir
ve gelir de gecer de dursa ne olurdu?
dedirttirir

20 yasina geldigimde
babam ellerimden tuttu
dedi ki
hudutlardan hudut begen
erzagimi sirtima
benligimi uzuvlarima bagladi
uzuvlarim uzunluklara
uzunluklar sonsuzluklara kaydi

yanlis olmayacak ki
ben, dirilmekten nasibini almis bir ben
kefenimde rahat ben
salyangozdan beter, limoni
kurklu ve daha bir suru sifati yedirdigi
bir ben

dunya onume sereserpe seril
ellerimde evraklar
engebesiz avrupa yollarinda
engebeli hatta ve hatta cift horguclu bir deve misali
yola cikan bir ben var
aklimda
oynuyor

yagmur yagardi, ben yaylalari boyle tanidim
korlugum engel degil
gordugum...
simsiyah gozler
bir benimkiler.

sonra sordular
sen nerede yasiyorsun?
ne yapiyorsun
hangi gun isiginin urunu
hangi pazartesi gunu
sonradan kalkamayan otorite figuru
idin sen?

dedim koroglu
kor olmayan adamin
korelmis oglu
kor-oldugu
gibi

durmayan akan nehrin durdugu
suskun yavru;
ben.

Hiç yorum yok: