Sus!
Eskiler geldiler;
Anılar gibiler.
Değiller.
Sus! Dizilerden çıkma kahramanlar dizine kadar geldiler
İstediğin hayat, aldığın yevmiye ve onunla ne yapacağın, göründüler
Sana verildiler.
Vaat edilen yay burcu, erkeği.
Eskidenmiş…
Anılardan.
O da geldi.
Görülmedi.
Çekemiyorum zamanın boğamadıklarını,
Göremiyorum boğumlarını.
Sarışınları var, var…
Balkondan bakarken dumanları Gökyüzüne çıkmayan
İçeri dolan.
Gitgide boğan
Kadınlar…
Ve insanlar var etrafımda.
Bir dakika dahi yalnız değilim ki…
Sus, bu benim karakterim!
Yazdıklarım internet sitelerinde.
Saçımın okşanmasına o kadar ihtiyacım var ki…
Ben okşuyorum saçları.
Özlüyor muyum şimdiden?
Evet, sanırım bu da işin sırrı
Pastalar, kadınlar ve onların kaçmasına sebep adamlar
Bilemiyorum, bilinmiyor
Sus, balkondan aşağı şarap kadehleri fırlatılıyor,
Gece yarısı.
Birinin gözünü daha çıkardı…
Komşu kadının gözleri,
Karanlıkta bir silüet,
Yalnızlık korkusu…
Gözlerin korkusu,
Ya da silüetlerin.
Çocuksu olanla dostça olan bu gece yarısı,
Kuaförlerde cilt bakımı hakkında bir konuşmayla sona erdi.
Önce kadın kaçıyordu…
Sonra ise seviyor ve duruyor.
Ben kimdim?
Buluşmalar vardı
Adamların boyu pencereme kadar geliyordu.
Bir buçuk günlük uyku demekti,
Tüm bunlar.
Gün geçmiş;
Bilemedim ki…
Gazeteleri alıp yırtmak o kadar cazip ki
Bir gün şizofren olduğumda da beni seveceksin.
Di mi?
Ogeday Celep
8/31 18:31
31 Ağustos 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder